Yazar Köpürcük | Kategori Geziyorum, Oku(yo)rum | Tarih: 10-11-2009
Etiketler: Kitap, Nazan Bekiroğlu, sergi, tüyap kitap fuarı
 
Dün benim için çok özel, güzel bir gündü. Güne yapılmayı bekleyen bir sürü işle başlayıp son gün olduğunu fark edip fuara gitmeye karar vererek bitirdim. Sadece karar vererek değil ve de giderek : ) Özeldi çünkü gerçekten kıymet verdiğim, yüreğimde tüm sevdiğim ve takip ettiğim yazarlardan başkaca bir yeri olan, deli zamanlarımda, içimi dinginleştiren, vakur ve naif duruşunu hiç kaybetmeyen biriyle söyleştik. Nazan Bekiroğlu.

Â
Okuyucu olarak çok sevdiÄŸiniz bir yazarla görüşmeden evvel ÅŸu endiÅŸeyi mutlaka yaÅŸarsınız “ya büyüsü bozulursa” zihninizde çizdiÄŸinizden profilden baÅŸkaca biriyle karşılaÅŸmak korkutur hep, böyle bir endiÅŸe vardı ama tanıyınca onu, yersiz olduÄŸunu anlayıverdim. Çok güzel ve duru bir dille yaklaşık iki saat söyleÅŸtik. Kızımın haklı olarak bu iki saat sonunda sıkılması dolayısıyla zaten imzaya dönmüş olan söyleÅŸiden ayrıldık, bir imza, sıcak içten bir tebessüm ve hoÅŸ geçen iki saati de yanımıza alarak..
Son gün olması dolayısıyla oldukça kalabalıktı. Bu duruma sevinmedim desem yalan olur. Herkesin elinde gelmezden evvel oluÅŸturulmuÅŸ listeler ve temin edilmiÅŸ kitaplar görmek beni çok mutlu kıldı. Okuyor olan bir gençlik görmek de, zira ziyaretçilerin birçoÄŸu öğrenci ve çocuklardı. Hatta bebekler : ) bizde bir o standa bir bu standa sulanan bebekler arasındaydık. Elimiz hep uzanmakla meÅŸguldü. Ve anne hep kızına kitap aldı. Bunu fark edince bir tanede kendine aldı oda çocuk eÄŸitimi üzerine yazılmış bir kitaptı : )) Son zamanlarda blog arkadaÅŸlarının tavsiye ettiÄŸi bir kitabı aldım. Freud’a Ne Yaptık da Çocuklarımız Böyle Oldu. Kızımaysa bol bol kalın sayfalı, çevirmesi kolay olabilecek birde yeme eÄŸilimlerinde zarar görmeyecek tarzda kitaplar aldık, zira kâğıtlar, kutularla aramız çok iyi, nerde bulsak yiyoruz : )
Fuarda en çok Penguen ve Leman’ın stantlarını beÄŸendim oldukça renkli ve eÄŸlenceli görünüyordu. Dört bir yanı cıvıl cıvıl gençlerle doluydu.

Â
Her salonu doyasıya gezdik, kızım bir uyandı bir uyudu, ama bana ayak uydurmayı her zamanki gibi ihmal etmedi. Çok yorulduÄŸumu fark ettiÄŸim bir anda karşıma teneke oyuncak sergisi çıktı ve bütün yorgunluÄŸumu aldı diyebilirim. “Dedelerinizin oyuncakları” diye not düşmüşler oyuncaklara, büyük keyif alarak gezdim, ardından resim sergilerine bakınıp, iyi ki geldim, diyerek ayrıldım.

Â
 Malatya’da yaÅŸadığım her yıl bir gün gelme hayaliyle iç çekerdim, ÅŸimdi kızımla gitme fırsatı bulduk, iyide oldu bizim için, çokça tanıdık simayı gördük, selamlaÅŸtık, sohbet ettik, tanımadıklarımızla tanıştık, tavsiye kitaplar aldık, eksiklerimizi giderdik.

Â
Çocukların bu tarz ortamlara girmeleri, kendi kitap alışverişlerini kendileri yapmaları, bu havayı solumaları kanaatindeyim. Öyle tahmin ediyorum ki bu okuma eğilimlerini arttıracak, var olan eğilimi pekiştirecektir. Ne kadar erken başlarsak o kadar kâr.

Â
Böylece bir sonraki yazının konusu da belli oldu, bebeklere kitap tavsiyeleri ; )
Â



