Bir rakam seti daha ve kısa bir ara

4

Yazar Canfeza | Kategori Dükkânım, Geziyorum | Tarih: 19-11-2009

Etiketler: , ,

Bu rakamlar küçük Ekin’cik için hazırlanıp Tokat’a yollandı.

Siparişi yeğenini çok seven bir amca verdi : ) Rakamlar Ekin’e süpris olacak. Benim de bu süpris de bir katkım olsun istedim ve rakam setine bir de sıfırı ekledim. Ekin’ciği buradan kucaklıyorum, O’na güzellikler dolu bir ömür diliyorum.

Ayrıca bu paketin içine, Ekin’ciğin hayırlısıyla yakın zamanda dünyaya gözlerini açacak olan kardeşcağızı içinde küçük bir hediye yerleştirdim, umarım beğenirler.

Hepsini tebessümlü günlerde kullansınlar, hem Ekin, hem kardeşi : )

Bu arada bu rakam setiyle siparişleri bir süre donduruyorum. Bayram tatili dolayısıyla memlekete gidiyoruz kızımla. Bir kaç saat sonra Malatya’ da olacağız hatta : ) Bu süre zarfında gelen siparişleri, dönünce hazırlayabileceğim.

Herkese güzel bir haftasonu, ardından güzel bir bayram diliyorum, tebessümle.. sağlıkla..

Rakamlar

0

Yazar Canfeza | Kategori Dükkânım | Tarih: 28-10-2009

Etiketler: , , , ,

Bu rakamları kızım henüz doğmamışken hazırlamıştım. İlk etapta kavraması kolay olur, daha sonrada rakamları öğrenmesine yardımcı olur  düşüncesiyle.  Öyle de oldu, kızım ilk bu rakamlarla oynadı. Hafif ve kolay kavranabilir olduğu için. Şimdilerde daha ses çıkaracak şeylerle oynamayı tercih etse de, bir süre sonra yine bunlarla ilgileneceği ve rakamları öğrenmesinde yardımcı olacağı kanaatindeyim.

İstek üzerine 9′a kadar hazırladığım ve Bolu’ya gönderdiğim rakamlar bunlar.

Çok sevimli oldular, kızımınkileri de 9′a kadar yapmaya karar verdim : )

Oyuncaklı Düşler – I

6

Yazar Canfeza | Kategori Dükkânım, Karala(n)malarım | Tarih: 29-07-2009

Etiketler: , ,

   

       

    Bir varmış, üç yokmuş.. Sayılar isyanlara koşar olmuş. İnsanların bezdiren matematiksel işlemleri onları oyunlardan ve çocuklardan uzak tutar olmuş. Çocuklar onları ne oyunlarına alır olmuşlar ne de hayallerine. Düşlerden bile uzağa düşmüşler. Dört değil hatta üç bile değil.. iki de değil sadece bir çocuk.. “bir çocuk istesin bizi yeter” der olmuşlar. Ama olmamış.. büyüklere kalmışlar.

    Sayılar büyükleri önce çocuklar gibi sanmışlar.. Olsun onlarla oynarız.. olsun onlarla düşleriz.. olsun onlarla uçarız.. olsun onlarla gideriz demişler.. Sanmışlar ki büyüklerinde çocuklar gibi uçan hayalleri, konuşan oyuncakları.. hiç gökyüzünden inmeyen uçurtmaları.. sonsuza uzanan saymaları.. uykudan evvel yapılan duaları.. çikolata soslu istekleri.. güneş gibi ısıtan tebessümleri.. yıldızlara giden balonları.. arkadaşları.. evleri.. sokakları.. oyunları.. hayalleri.. hepsi vardır sanmışlar..

    Büyüklerle baş başa kalınca anlamışlar hiçbirinin olmadığını. Sıfırı bu iş için görevlendirmişler. “Git araştır bakalım nerde bu büyüklerin çocuklukları” demişler.

    Az gitmiş uz gitmiş sıfır, önce ne çok yol yaptıklarını görmüş büyüklerin. Neden acaba diye düşünmüş. “Bir tane doğru yol varken bu kadar yol niye ki” demiş kendi kendine. “Şaşırmıyorlar mı acaba” demiş “hangisi doğru yol diye.” Yine de gitmiş sıfır.

    Araştırmış çok uzun zaman, yoklamış durmuş büyükleri, kâh ay sonu hesaplamalarına girmiş, kâh alışveriş evveli ceplerine. Sonra öğrenmiş ki büyüklerin o kadar çok istekleri olmuş ki bir türlü güç getirememişler. Her isteklerine karşılık çocukluklarından bir şey vermişler. Sonunda hepsi bitmiş.. Verecek hiçbir şeyleri kalmamış. Ne oyunları kalmış.. ne gökyüzüne uzatabilecekleri uçurtmaları.. ne bitmeyen dondurmaları.. ne yıldızları dilek tutabilecek.. ne deliksiz uykuları, ne de güzel mi güzel rüyaları kalmış. Uçurtmalar tellere takılmış, dondurmalar hep erir olmuş, yıldızları görecek gökyüzü kalmamış, kocaman yaptıkları binalar yüzünden. Onca gürültüye maruz kalan kelebekler, kediler, tavşanlar, ağaçlar bohçalarını toplayıp göçer olmuşlar büyüklerin diyarından. Sıfır onları çocukların oyunlarında bulmuş. Hepsi hikâyesini anlatmaya çalışırken. “Durun!” demiş sıfır “hepinizi dinleyeceğim ama önce şu büyükler işini halletmem gerek” Görevimi yerine getireyim.

    Büyükler her şeylerini verdikleri gibi birde borçlanmışlar. Şimdi bu borçları kapatmak için sayılara ihtiyaçları varmış. Çocuklar biliyormuş ki sayılar sayesinde büyükler kendilerinin de düşlerine sataşırlar. İşte bunun için sayıları terk etmişler.

    Şimdi başta çocuklar, sonra sayılar, sonra bütün oyuncaklar ve onların arkadaşı düşler büyüklerden şikâyetçiymiş. Ne mi  olmuş onlara.. Bekler olmuşlar.. Hikayelerini anlatıp ,düşlerine alacak, oyunlarına arkadaş olacak çocukları..