Yazar Köpürcük | Kategori Bebeğim, Yapıyorum | Tarih: 01-07-2010
Â

Son zamanlarda iyiden iyiye nettle bağımızı kopardık. Sebebi malum annanemizin evimizi şenlendirmesi ve ardından babamızın izne çıkması şeklinde açıklanabilir. Bilgisayar pek elime geçmiyor diyebilirim : )
Bu arada bir doğum günü ve evlilik yıldönümü geçirdik. Şükür.. Üç yıl olduk.. Yol alıyoruz.. Huzurla.. Yaş alıyoruz..

Bu arada boş durmayıp bizde odamızdaki küçük değişikliklere yenisini ekledik. Kızımın odasına yeni bir raf..
 Öncesiyle ve sonrasıyla paylaşmak istedim.Daha önce amcamınız odasında kullanılan rafı yapışkan kağıtla kaplayıp odamıza uygun hale getirdik. Şimdilerde ufak bir kaç eksiği olsada tamamlandı sayılır. Rafı kızımın ulaşabileceği şekilde monte edip kitaplarımızı ve oyuncaklarımızı yerleştirdik. Orta kısmınıysa süslenme masası olarak kullanmayı düşünüyoruz : ) Tokalarımız ve aynamız yakın zamanda yerini alacak : )

En güzel yanı, ufaklığı mütemadiyen rafının önünde uğraşırken buluyor olmam ; )
Okumaya Devam Et / Yorumla »

Yazar Köpürcük | Kategori Evim, Mimlendim | Tarih: 15-03-2010

Sirar soralı oluyor epey.. Evinin bi köşesi, müzik ve sen diye?
Uzun uzun yazmak istiyorum aslında. Bu soru beni attı maziye, dolaÅŸtım durdum. DolaÅŸtıkça özlemim arttı, suskunluÄŸum derinleÅŸti. Evim(iz)le tanışıklığım üç yıl önce baÅŸladı. İsmi “Huzur sığınağı” Biraz derin, biraz saklı bu yüzden sığınak ve en çok aydınlık, sessizlik olduÄŸu için huzur.. Ben mahalle arasında, sokaktaki çocuklarla muhabbette dalmış evlerden çok hoÅŸlanırım ama evim daha ziyade araçlarla haşır neÅŸir E-5 seyrinde. Yine de en çok iÅŸte bu pencereden dışarıyı seyretmeyi severim. Hiç durmadan yol alan araçları izler, hayatında böyle hiç durmadan akıp gittiÄŸini farkederim. Eskiden olsa kesin mutfağımda bi radyo sesi olur müzik yavaÅŸtan kulağıma vurup dururdu. Åžimdilerde kulağıma kızımın sesi gelsin diye bütün sesleri durdurdum.. Sadece onu dinliyorum. Dünyanın en güzel sesi, en güzel müziÄŸi benim için..
Bu köşe mutfağımın penceresi, yazdan kalma bir fotoğraf. Kızarmaya yüz tutmuş domateslerim kapatmış araçların görüntüsünü, pencerede yeşil görmeyi seviyorum. Aslında heryerde yeşil görmeyi seviyorum. Birde maviyi. Burdaki gibi..İşte bu en çok ben, en çok benim müziğim, ben en çok bunda bulurum ve tekrar kaybederim kendimi..
Ezginin Günlüğü – Gemi
Bende blog dünyasına yeni katılan arkadaşım Belinay’ın, Renklitasarımlar‘ ın, Meripoint’ in ve Özgür’ ün evine konuk olmak istiyorum. Okumaya Devam Et / Yorumla »

Yazar Köpürcük | Kategori Evim | Tarih: 04-08-2009

Yıllar hızla akıp geçiyor. Bir bakıyoruz onca zaman geçmiş, onca günü devirmişiz, yaş almışız, yıllanmışız, büyümüşüz..
“Yılların telaÅŸlarda bu kadar çabuk
GeçeceÄŸi aklınıza gelmezdi” *
Gelmezdi evet..
Okul yıllarında hayatıma kocaman bir tebessümle giren arkadaşım, dostum, yoldaşım (ki onla ilgili bir çook cümle var içimde hafta sonuna saklayayım) nişanlanıyor. Evet, hafta sonu..
Arayıp konuştukça bir garip heyecan ve hüzün basıyor içimi.. Durmadan konuşuyor, önermelerde bulunuyor, çokça soru soruyor, her şeyi öğrenmek istiyorum. Yollar araya girip yanında olmamı engelliyor. Ama değil mi ki kalplerin yakınlığı mühim olan..
Yine de ben olamasam da beni temsilen, şu çok beğendiğim nişan kurabiyelerinden yapıp yollamak istedim. Planlamaları yapıp soluğu dün kızımla marketlerde aldık. Eksiklerimizi tamamladık. Yaklaşık 80 adet kurabiye bu akşam bizi bekliyor olacak. Hatta sadece beni : ) Kızım uyuduktan sonra ancak mutfağa girebilirim. Ama yine de birlikte yapmış olacağız, çünkü ne kadar az uyanırsa bende o kadar iyi çalışırım. Bu da demek oluyor ki kızım uyuyarak ta olsa bana yardım etmeyi başarıyor : )
İki gecedir rüyalarımda hep kurabiye yapıyorum : ) Umarım rüyalarımdaki kadar güzel şeyler çıkar mutfağımdan. Sanırım bu iki gün biraz yoğun geçecek bizim için.
Bu arada mumların ne alakası var bu durumla derseniz, zencefil almaya gittiğimiz aktardan kabuk tarçınlarla döndük. Onlarda mumlarımızı süsledi ; )
* Behçet Necatigil

Yazar Köpürcük | Kategori Evim | Tarih: 01-08-2009
Son zamanlarda evim için bir şeyler yapmak beni oldukça mutlu kılıyor. İtiraf edeyim aslında hep mutlu kılıyor : )
Nasıl mutlu olmaz ki insan, içinde koca bir yaşam geçirdiği, sıcak tebessümlü anlarına da, yalnız ve ağlamaklı zamanlarına da şahitlik eden bir ev için, aslında en çokta o evde yaşayan kendi için bir şeyler yapmaktan. Ben onlarında konuşabildiklerine inananlardanım. Ziyaret ettiğim evlerde sıklıkla yaşıyorum bunu. Gidiyorsunuz ev sizi sıcacık sarıyor, zaman ne kadar çabuk akıyor farkında bile olmuyorsunuz. Gidiyorsunuz geçirdiğiniz her saniye duvarlar geliyor üzerinize, nasıl daha çabuk ayrılabilirim diyorsunuz. Gidiyorsunuz dinginleşip dönüyorsunuz bir diğerinde huzursuz..
Ez cümle: Bu aralar evim için yaptığım bir iki çalışmadan bahsetmek istedim : )

Bir kaç gün evvel daha evvel evim dergisinde gördüğüm ve çok beÄŸendiÄŸim tasarımı Olcay Narcı’ya ait olan kapı çelengini yaptım. Çelenk artık kağıtların gül formlarına getirilmesiyle yapılıyor. Oldukça eÄŸlenceli bir çalışma oldu benim için. Åžimdi evimin kapısında gelenleri bizden evvel selamlıyor : )

Yine daha önce kızıma çiçek formlu bir oyun halısı hazırlamıştım.. Artık bir yerde sabit durmaktan ziyade evin içerisinde gezinmeyi tercih ettiğinden, bizde yeni düzenlediğimiz odası için halı olarak kullanmaya başladık.
Bence gayet ÅŸeker ve ÅŸirin de oldu : )
