Şu sıralar..

“Kimi vakitler, bir dalgınlıktan çıkarken yakalarım kendimi. Sanki bir süreliğine içimdeki bir başka ben, beni uyutmuş; ruhumu hiç bilmediğim bir alemin salıncağında sallayıp durmuştur. Ne bir haritası vardır daldığım yerin, ne bir pusulası, ne dili, ne töresi. Hissederim ki, dalgınlığımın beni alıp götürdüğü yer Ahmet Haşim’in “O Beldesi”nden’ de, Yahya Kemal’in akınlara çıkılan o rüya şehirlerinden de çok ötede bir yerdedir. Yolu da yoktur onun, izi de. Dalgınlığımın beni alıp götürdüğü puslu ülke bir boşluk mudur, yoksa başka bir hayatın gölgesi mi bilemem. Bütün bildiğim, bir anlık bir gafletin beni şuurumdan kopararak kendine konuk ettiği. Dalgınlığımdan kurtulup yeniden hayatın kucağına dönerken, düşünmeden edemem: Belki de dünya, içine konuk olduğum bir anlık gafletten ibarettir. Belki de ben, bir anlığına gaflete düşmüş bir başka ruhun dalgınlığından ibaretim burada…”

Kovulmuşların Evi / Ali AYÇİL

You may also like

1 Yorum

  1. bu aralar,”belki de ben”le başlayan cümlelerin sayısı,aynanın karşısında geçen dakikalar arttıkça, artıyor buralarda.. keşke; “aslında ben” kadar netleşmek kolay olsa..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir