Anne olmak..

Sebzelerin vitamini ölmesin diye buharda haşlayan, ardından yine vitamini ölmesin diye tel süzgeçten geçiren, bunu yaparken tel süzgeci kıran, üstüne üstelik sadece üç günlük püre çıkaran annenin, bu püreye ağzını açmayan ama gülümsemek için ağzını kocaman açan bebeğini görünce bütün yorgunluğu ve dahi siniri geçer. Bunu bir gün değil bir ömür sürdürebileceğini farkeder, bir tek gülücükleri için..

Bu arada sağlam bir süzgeç önerisi olan var mı? : )
Ve yazıya konu olan sebzeler:
Patates
Havuç
Brokoli
Ispanak
Pancar

Continue Reading

Mutluluk..

Bir anne için mutluluk;

Okuduğu kitapta hikaye kahramanının (balcaa) annesine sarıldığı sayfayı, kıznın defalarca  okuması ve her defasında da annesine “ayyyy” diye sımsıkı sarılmasıdır ..

Continue Reading

Rakamlı El Kukla

Bir kaç gün evvel eşim bir el kuklası fotoğrafı gönderdi. Ve ekledi ” bak bunu çok beğendim, bundan yap, çok satarsın!” : )) Az biraz inceleyip kenara ekledim. Ertesi günü ” bana rakamlardan bir el kuklası lazım ” diye bir mail aldım. İlginç bir tevafuk oldu. Anaokulundaki öğrenciler için hazırlanan bu el kuklası bilerek dört rakamdan oluşuyor çünkü çocuklar sadece dörde kadar saymayı biliyorlarmış.

Bana da sürekli geciktirdiğim, ertelediğim, ne paylaşsam ne eklesem dediğim bloguma eklenecek bir ürün çıktı.. Vaktin şu ara ne kadar kıymetli olduğunu “aa vakit ne kadar çabuk geçmiş, yine mi gün bitti” dediğim zamanlardan geçiyorum.. Günler uzamaya başlıyor, yetiştirimesi gereken işlerde kısalır, vakitlere sığar diye umud ediyorum : )

Continue Reading

İçimden Şehirler Geçiyor..

Şehirler geçiyor içimden, gözlerimden, yollar, duraklar..  Bir gitmek, bir özlemek geçiyor.. Eskiden kendimi bırakıp gitmek isterdim, , o hüzünlü, suskun halimden uzaklaşmak, biraz dinlenmek isterdim.

Şimdi yine bir gitmek haliyle dolaşıyorum, tek fark bu kez kendimi de götürmek istiyorum, hatta en çok kendimi götürmek istiyorum, o hüzünlü, o suskun halimi de.. Uzun uzun çocuklarımı seyretmek istiyorum. Yemek saatleri geldi, uyku saatleri geldi, banyo saatleri geldi, geçiyor demeden.. Uzun uzun keşfe çıkmak istiyorum.. Mavi istiyorum, uçsuz bucaksız yeşil istiyorum, biraz dinlenmek, biraz kendimi dinlemek istiyorum. İçimin sesini unuttum, kendimi unuttum..

 

Uzun uzun okumak istiyorum, uzun uzun dinlemek, uzun uzun yürümek, uzun uzun seyretmek, uzun uzun dua etmek istiyorum.. ve aslında uzun uzun yazmak istiyorum ama tıkanıp yapamıyorum..

Ez cümle kendimi özlüyorum..

Sahi ben nerelerdesin..?

Continue Reading