Buzz Kostümü ve İsme Özel Yastıklar

Bazen insanın yaşı kaç olursa olsun yapmaktan, izlemekten hatta oynamak zevk aldığı, hoşlandığı şeyler vardır. Benim içinde animasyon filmler öyle.. Evvelden beri izlemekten en çok keyif alır, sansürlememe gerek kalmadan keyifle izler, seslendirmenlerini ayrıca taktir ederim. Oyuncak Hikayesi serisini ilk izlediğimde bekardım. kardeşlerimle birlikte keyifle izlemiş, günlerce repliklerini dilimizden düşürmemiştik. “Sozsuzluğaaa ve ötesineeeee”

 Şimdilerdeyse kızımla seyrediyoruz, hatta ben bu yazıyı yazarken o bilmem kaçıncı kez izlemekle meşgul. Sevde en çok hangi karakteri seviyor onu henüz kestiremesemde benim favorim patates kafa ve buzz : )

İşte bu sebeple belkide buzz kostümünü dikmek istedim. Her ne kadar o pelerinli olmasada çocuklar pelerini oldukça seviyorlar. Bende kollluk, maske ve pelerinden oluşan bi set hazırladım. Pelerinin arkasına da ait olduğu çocuğun ismini işledim. Sevdeye giydirince başlıyor “vuvvv” diye evde uçmaya :)) henüz sonsuzluk ve ötesine diyemiyor :)

Sizinde ilginizi çekerse buradan daha detaylı inceleyebilirsiniz.

Birde yastıklar var. Bunlarda çocuğunuza özel. Bana çok sevimli görünüyorlar. Ön tarafta bebeğinizin ismi, arkasında da Arabalar fiminin karakterleri var. En kısa zamanda kız versiyonlarını da dikeceğim bizimkilere.

Onuda buradan inceleyebilirsiniz..

Continue Reading

Onca Zaman Sonra..

 

Son bir haftadır güneş pencerenin arkasında öyle güzel gülümsüyor ki, daha ilk ışıkları evime düşer düşmez, ona yüzümü dönüp yürümek yürümek istiyorum..

Bugün kızlarımı da alıp nasıl olur, nasıl biter, zapdedebilir miyim, yetişebilir miyim diye etrafımı sarmalayan endişelerimi eve hapsedip, adımlamaya başladık güneşe doğru.. Gidebileceğimiz en güzel yerin şimdilik park olduğuna karar verip soluğu orda aldık.. Son zamanlarda kızımı hiç bu kadar neşeli, şen şakrar görmemiştim. Döndü durdu, zıpladı, hopladı, indi çıktı bende sessizce onu izledim.. Merdivenlerden kendi başına inmeye çabalarken ve bunu öyle dikkatli öyle odaklanarak bir ürküp bir cesaretlenerek gerçekleştirirken, şükrettim.. şükrettim.. Varlığına, tebessüne, neşesine, masumiyetine.. 

Güneş hep bize gül, bizde hep sana yürüyelim..

Continue Reading

“Anne dittt”

Bugün kendi kendime nasıl geldiğimiz bu yerden hafif sıyrıklarla çıkabiliriz diye düşünürken Remziye’nin bu yazısını okudum. İşte şu sıralar tamda bu yerdeyiz. Kızımdan birden bire değişen ve hırçınlaşan kelimeler duyar oldum ve bunları izleyen hareketler. Şu ara onu bu hareketleri yapmaya iten sebepleri ortadan kaldırma ve mümkün olduğunca birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum, çalışıyoruz.. Belki de bu sebepten ve geçen haftanın yoğunluğundan blogla pek ilgilenemedim.

Bir önceki yazımda paylaştığım fotoğraf ve hikayesini merak edenlere de hemen küçük bir açıklama ekleyeyim. Gülbence’ye katılma durumum vardı, ancak tarih konusunu netleştiremediğimizden ertelendi. Yakında onlarıda paylaşacağım sizlerle..

Uzun uzadıya yazamıyorum nedense, yazanlarıda taktir ediyorum, mesela Remziye benim yerimede yazıyor, biliyorum ; )

Continue Reading