Evim.. Müziğim..

Sirar soralı oluyor epey.. Evinin bi köşesi, müzik ve sen diye?

Uzun uzun yazmak istiyorum aslında. Bu soru beni attı maziye, dolaştım durdum. Dolaştıkça özlemim arttı, suskunluğum derinleşti. Evim(iz)le tanışıklığım üç yıl önce başladı. İsmi “Huzur sığınağı” Biraz derin, biraz saklı bu yüzden sığınak ve en çok aydınlık, sessizlik olduğu için huzur.. Ben mahalle arasında, sokaktaki çocuklarla muhabbette dalmış evlerden çok hoşlanırım ama evim daha ziyade araçlarla haşır neşir E-5 seyrinde. Yine de en çok işte bu pencereden dışarıyı seyretmeyi severim. Hiç durmadan yol alan araçları izler, hayatında böyle hiç durmadan akıp gittiğini farkederim. Eskiden olsa kesin mutfağımda bi radyo sesi olur müzik yavaştan kulağıma vurup dururdu. Şimdilerde kulağıma kızımın sesi gelsin diye bütün sesleri durdurdum.. Sadece onu dinliyorum. Dünyanın en güzel sesi, en güzel müziği benim için..

Bu köşe mutfağımın penceresi, yazdan kalma bir fotoğraf. Kızarmaya yüz tutmuş domateslerim kapatmış araçların görüntüsünü, pencerede yeşil görmeyi seviyorum. Aslında heryerde yeşil görmeyi seviyorum. Birde maviyi. Burdaki gibi..İşte bu en çok ben, en çok benim müziğim, ben en çok bunda bulurum  ve tekrar kaybederim kendimi..

Ezginin Günlüğü – Gemi

Bende blog dünyasına yeni katılan arkadaşım Belinay’ın, Renklitasarımlar‘ ın, Meripoint’ in ve Özgür’ ün evine konuk olmak istiyorum.

Continue Reading

Çocuk ruhu..

Kelebek etkisini bilir misiniz ?

Amazon Ormanları’nda bir kelebek kanat çırpar ve bu kelebeğin kanat çırpmasından ABD’de fırtına kopar..

Bazen sabah neşeyle uyanan bebeğimizin tebessümü, çığlıkları, bazen özlemle uğurladığınız eşinizin sözcükleri, bazen çook uzaklardan konuştuğunuz ailenizin “günaydın” seslenişleri, bazen alışveriş esnasında tebessüm eden bir kasiyer, “iyi günler” diyen bir komşunuz, yürürken parkta gördüğünüz çocuklar, uzaklarda seyir halinde olan bir gemi, dalgalar, gökyüzü, gün, güneş, gece.. hepsi ama hepsi içinize farkına varamayacağınız kadar mutluluk doldurabiliyor. Bir tebessümden fırtına kopabiliyor, bir aşk çıkabiliyor..

İşte böyle,  beni de her gün tebessüm ettiren, deneyimlerinden istifade ettiren, yeni keşifler yaptıran, bana ilham veren, bazen dinlendiren, bazen güldüren, bazen sadece okuyup, sadece dolandığım sayısız blog var. Ama en özelleri anne blogları. Bu vesileyle belirtmeliyim ki hepsinden çok şey öğrendim, hala da öğreniyorum, iyi ki yazıyorsunuz anneler, iyi ki paylaşıyorsunuz, iyi ki annesiniz ve varsınız..

Dün öğrendim ki annecafe bir ödül göndermiş bize. Çok tatlı, çok şirin bir ödül. Kendisine bir kucak tebessüm gönderiyorum. Beni “çocuklarına oyun ve oyuncak uyduran, “çocuklar gibi eğlen”meyi bilen ve dünyayı çocukların gözünden anlamaya çalışan” bir anne olarak gördüğü için..

Ben de bu ödülü yazan yazmayan bütün annelere gönderiyorum.. Onlar zaten çocuklarına yazıyorlar, çocuklarıyla yazıyorlar.. bütün dünyaya..

Continue Reading

Hiç kimse

“Hiç kimse benim gibi âşık olamaz
Yağmurda hiç kimse benim kadar ıslanamaz
Hiç kimse denize benim kadar bakamaz
Hiç kimse benim gibi ıslık çalamaz
Çölde hiç kimse benim gibi kaybolamaz
Hiç kimse ayakkabısını benim kadar hızlı eskitemez
Hiç kimse benim gibi dayak yiyemez
Şiir karşısında kimse benim kadar hayrete düşemez
Hiç kimse uçurumlara benim kadar hayran olamaz
Hiç kimse benim kadar susayamaz
Hiç kimse vesaire
Hiç kimse…
Ama herkes böyle düşündüğü için
Hiç kimse kadar birşey yapamaz” * 

Ensar Bera’ nın annesi ve Renkli Tasarımlar bana  Creativ Blogger ödülünü göndermişler. Beni mutlu kıldılar, tebessüm eklettiler yüzüme. Teşekkür ediyorum.

Kuralları biraz bozsamda, yukarıdaki şiirde yediden de fazla ilginç özelliğim geçiyor.  Hoş görüle ; )

* Mevlana İdris ZENGİN

Continue Reading