3. Yaşımız..

Dün gibi hatırladığım her şey  birer anıya dönüşürken 3. yaşımıza da girdik. Onu camlar arkasından ilk görüp, seyrettiğim, yine cam bir fanus içinden ilk tenine dokunduğum anın sıcaklığı hala ellerimde.. kollarımda.. onca gün sonra kucağıma aldığım ve o an hissettiğim inanılmaz duyguyu hala göz göze her gelişimde hissediyorum.. çok bocaladım, çok uykusuz kaldım (hala kalıyorum:) onunla bende oturup çok ağladım.. sonra yavaş yavaş öğrendim, öğrendik birlikte.. bir şeyi defalarca denemek ne demekmiş, onca düşmeye rağmen yürümek için tekrar tekrar kalkmak ne demekmiş öğrendim. İzledikçe onu çok şükrettim..

Geçen hafta başında gösterdiğim pasta resimlerinden barbie’li pasta seçimiyle bana 3 yaşına girdiğini ve bebeklikten artık çıktığını bir kez daha gösterdi kızım. Haftaiçi sevdiklerimizi davet ettik, bir etkinlik ve küçük hediyelikler olsun diye şapkalar hazırladık.. “lütfen gell” nidalarına dayanamayan annenemizi evimizde ağırladık..

Her güzel an ve gün gibi geldi geçti.. Daha nice güzel anlarına şahitlik etme ümitleri taşıyarak..

Barbie’li pasta yapmak isteyenler burdan fikir edinebilirler..

Continue Reading

TÜYAP’ ta Çocuk Olmak

Nazan Bekiroğlu’ nun bu yazısını okudunuz mu bilmem, ben okuduktan sonra TÜYAP’ ta okur olmakla ilgili tek bir söz dahi edemem. Okur olmak TÜYAP’ta tam da böyle birşey işte. Bizde kızlarımla birlikte haftasonu, yani fuarın ikinci günü o kapıdan girdik içeri, beş lira verip biletimizi aldık sonra kitabın kokusunun geldiği tarafa yöneldik ve telefonumuzdan gelen ses bizi çağırana kadar dolaştık.. dolaştık.. Kah bir kitap kapağına takıldık, kah içini açıp baktık, kah yapboz diye ayak direttik kah çikolata istedik, nedendir bilinmez en çok çocuk yayınevlerinde vakit geçirdik.

Okuduğumuz kitaplara gülümsedik, tanıdık yazarlara selam verdik, yeni kapakla basılmış kitaplara üzüldük, eskilerini aradık, ayraç koleksiyonumuza yenilerini ekledik. Zaman zaman ağladık, iki çocukla ne işin varlara hiç aldırmadık, kitabın kokusuna yine de doyamadık..

Bir sonra ki sonbaharı iple çekeceğiz, bu arada hala gitmediyseniz fuar pazar gününe ( 20 kasım ) kadar açık, bizden söylemesi.

Continue Reading

“Anne bana yinneç yap!”

Ben bu anı üç yıldır sabırla bekledim, kızım dillendi, ben dikiş diktiğimde etrafımda dönmeye,”bunu bana mı yaptın” diye sorular sormaya, ufak tefek isteklerini söylemeye başladı ve bir kaç gündür başlıkdaki cümleyi dilinden düşürmedi “anne bana yinneç yap” Anne ona sadece yengeç yapmadı, bütün okyanus canlılarını yaptı ve dün tüm gece Sevde bizi yedi, o bizi yedikçe Asude gerçek bir yeme işlemi var sanıp, annesinin canı yanıyor diye dudak büzdü, ağladı : )

Sizde çocuğunuzla geçireceğiniz keyifli dakikalarınıza bu parmak kuklalar eşlik etsin isterseniz dükkanıma buyrun

Continue Reading

Kelebeğim..

Zaman öyle akıp gidiyor ki, heyecanla beklediğim bir çok şey, bir bakıyorsunuz gelip geçmiş, yaşanmış bitmiş, o heyecanla beklenen günler, anlar, birer anı oluvermiş.

Gelip geçecek olsada o heyecanı dolu dolu yaşamak, onun için umutlar biriktirmek, telaşlanmalara girmek, o beklenileni güzelleştirip özelleştiriyor.

Ben kızlarımla güzel anılar biriktirmenin heyecanıyla geçiriyorum günlerimi. Umarım onlarda hep güzel anılar biriktirirler hayata dair..

Continue Reading